Mar
14

Kuranda ve İslamda Evrim Teorisi

By aslanbey  //  İslami Yazılar  //  7 Yorum

Öncelikle müslüman ve ateist ve bunu okuyacak diğer kardeşlerimize önyargılarından arınıp biraz olsun samimiyetle düşünmelerini isteyeceğim. İslamda evrim teorisi konusuna nasıl bakılır, kimler tarafından nasıl bakılması istenir ve özünde İslamiyetin bu konuya muhalif olup olmadığını bunları okuduktan sonra derince bir araştırma yaparak düşünelim isterim.

Kur'anda ve islamda evrim

Kur'anda ve islamda evrim

Kuran-ı Kerim’in ezoterik yapısı gereği anlatımlar benzetmelerle yapılmıştır. Buna dağların yürümesi ile bilimsel olarak ispatlanan dağların her sene hareket ediyor olması, dağların kazık gibi çakılarak aşırı büyük depremleri engellemesi, iki denizin tatlı su ve tuzlu su olarak ayrılması, kainatın 6 devrede yaratılması, üflemeler, alemler arasında ki perdeler örnektir diyebiliriz.

Büyük patlama ve sonrasında kainatın yaratılışı Kuran-ı Kerim’de nasıl tarif edilmişse diğer pek çok yaratılışın bu şekilde tarif edilmiş olduğunu düşünebiliriz. Çok basitçe düşünün zamandan münezzeh olan SUBHANALLAH “KÜN” emriyle yeri göğü var ediyor ve “Kainat kendi içerisinde yaratılış aşamalarına devam ediyor”. Yani “KÜN” emri şu anda da devam ediyor! Yani yaratılış halen devam ediyor…

Bu durumda düşünmeniz lazım “HİKMETLER ALEMİNİ YARATAN” ALLAH(c.c.) bu “HİKMETLER ALEMİNDE” Hz.Adem’i nasıl yaratmıştır? Direkmen çamur, toprak birazda su şeklinde düşünmek doğru mudur?

Kimseyi suçlamayalım, yanlış ifadesi ve ısrarı için üzmeyelim ama hakikatide araştıralım isterim..

Ben oldum olası Evrim Teorisinin olduğunu varsaydım ve İslamda da buna karşıt bir şey göremedim ve hep savundum. Buna kesin inandım demiyorum ama bilimsel düşünce varsayım ve şüphe gerektiriyor ki kesinliğe ulaşabilelim. Sonucuna elbet kesinlik olan şeyler olacaktır 2×2 kadar!

İslam’da evrim teorisi hakkında şu şaşırtıcı gerçeğe ulaştım;

İnsan yaratılana kadar insanın ihtiyacı olacak ve doğal döngüyü tamamlayacak her şey ALLAH tarafından yaratıldı. Bu teşbihte hata olmasın ki bugün hazırlanan yapay zeka programları gibidir. Bir programcı olduğum için buna bu mantıkla bakıyorum ve şaşırtıcı görüyorum. Öyle ki “KÜN” emri ile öyle bir ölçü ve nizam emrediliyor ki her şey (ALLAH’a göre zamansızlıkta)bir anda yaratılıyor ve (bize göre ise zaman içerisinde)Kuran-ı Kerim’de de belirtildiği gibi kendi içerisinde büyüyor ve gelişiyor

Kuran-ı Kerim’de zaman konusu çok derin bir konudur bu nedenle fazla detayına inemeyeceğiz ama bazı ateistlerin bak burada 6 gün şurada 1 saat yazıyor ama gerçekte öyle değil denmesi bunun neyi ifade ettiğini örtmeye yetmiyor, yetmeyecek. Kendileri böyle söyleyerek rölativite’ye de karşı çıkarak bilimsel bir argümanı yok sayıyorlar…

İlk şuurlu insan Hz.Adem’in bir hikmet ile kademe kademe yaratıldığında mutabıkız..

Evrim teorisi, ara formlar ve doğal seçilimle bu kademelerde ki hikmetleri bize anlatan bilim dalıdır. Fakat şu da var ki bugün kü evrim teorisi kesin olarak doğrudur denemez. Bu bilimin ruhuna aykırı. Yaratılış kademelerimiz üzerine farklı bir teori ortaya atıldığında bunada evet ya da hayır diyemeyiz çünkü düşünmeli, araştırmalı ve hakikati 2 kere 2 gibi kesinlik içerisinde keşfetmeliyiz…

Şimdi saçma sapan boş safsataların konuşulduğu bazı yerlerde, bazı internet sayfalarında müslümanlar bazı kişilerce eleştiriliyor. Olayları bireysel düşünceye indirgeyemeyen ve her şeyi kollektivist düşünceyle inceleyenlerin biraz kabuğu kırıp özü görmesi gerek. Ben oldum olası evrim teorisine muhalif olmamayı savunduğum gibi zaman zaman yönlendirilenler gibi bir gazla karşıt bir tutum sergilediğimde oldu. Bu gaz cehalet gazıdır. Ne kadar öğrenirseniz bu harika sanatın kademe kademede olsa ortaya çıkmasının bir tesadüf olmadığını zaten anlarsınız..

İslam alimlerinin 1000 sene önce Aristoteles, Eflatun gibi filozoflardan da fikir aldığı açıktır. O dönem İbn Miskeveh’te yani 1000 yıl önce evrim teorisi ile ilgili bir kitap yazmıştır. Şimdi kitabı çalma çırpmadır bu düşünceden etkilenmedir ve ya Türklere şöyle demiştir diye nitelendirmek yerine İslam coğrafyasından böyle bir kitabın 1000 yıl önce çıkmış olduğu gerçeğini kabul ettikten sonra daha derine inebiliriz.

Ayrıca Miskeveh’in 1000 yıl önce Türkler ve Zenciler hakkında söylediği elbette kabul edilebilir değil. Bir Türk olarak bende kabul edemem ama doğru düşünce kendisinin “Neandertal”lerden bahsetmek için ırkçı tutumu ile hatalı bir yol seçtiğini anlamaktadır!

Bir diğer İslam Düşünürü olan İbrahim Hakkı Hazretleride kendi cüz-i iradesi ile o gün ki bilgiler üzerine düşündüğü ve bu düşüncelerini kaleme aldığı için çağının ilerisinde bilimsel gerçekleri belirtirken şaşırtıcı doğruları olabileceği gibi eleştirilen hatalarıda olmuş olabilir. Kendiside bir insandır sonuçta.

Aristoteles, Eflatun gibi isimlerin felsefesini ve islamı referans almıştır ve hataları hepsinin olabilir. Ben bunu belirterek sadece evrim karşıtlığı yapan müslümanların evrim yandaşlığı yapanlardan pek bir farkı olmadığını düşünüyorum. DAYANAK NOKTANIZ NEDİR? İlim olmadan evrim’i savunamadığınız gibi karşıda çıkmanız doğru değil… Elbette bir hikmet ile bir nizam ile bir ölçü ile yaratıldık.

1757 yılında yazdığı kitabında Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri Marifetnamesinde şöyle belirtmiştir;

Varın yok olması, yokun var olması mümkün değildir. Var daima var, yok da daima yoktur. Fakat var, bir mertebeden diğer mertebeye, bir halden diğer hale geçebilir. Allah’ın emriyle felekler ve yıldızlar hareket edip dört unsur (eleman), istihale (evrim) ile birbirine karışmış, unsurların izdivacından (karışımından) önce madenler, ondan bitkiler, ondan hayvanlar ve hayvan kemalini bulunca insan meydana gelmiştir. Madenlerle bitkiler arasında ara varlık mercandır, bitkilerle hayvanlar arasında ara varlık hurmadır, hayvanlarla insanlar arasında ara varlık maymundur.

Zira cümle azası, kıl ve kuyruktan başka içi dışı insana benzer. Aracıların varlığının hikmeti şudur ki, her biri kendi mertebesinin aşağısından en yükseğine vasıl olup, varlıklar mertebesi bir düzenle sıralanıp insan mertebesinde son bulur. Gaye, devr-ü zemanın tetimmesi, cihanın özü olan insanın meydana gelmesidir. İşte bu mertebede ahlaken yükselip Tanrı huylarıyla vasıflanan kişi, marifet kemaline erip küllî akla kavuşmuş ve bu mertebede varlık dairesi birleşip tamamlanmıştır. Onun iptidası akl-ı evvel, sonu da insan-ı kâmildir.”

Burada bilimsel metoddan ziyade gözlemlerine dayanmıştır ve Darwin’in ilk etapta yaptığı gözlemlerden farksızdır. Bu nedenle kendisini Neandertal gibi değil insan gibi eleştirmemiz daha doğru olur!

Zamanın düşünürlerinin bu kadar açık düşüncelerinin çarpıtılması bir müslüman tarafından yapılıyorsa bir kafir’in “kafir” kelimesinin özünde ki gibi gerçeği örtmesinden, karartmaya ve saklamaya çalışmasından ne fark kalır?

Ayetlerde ALLAH(c.c.) buyuruyor ki;
“İnsanın üzerinden, henüz kendisinin hiç (insan diye) anılmadığı uzun bir süre geçmedi mi?” (Dehr: 1)

“Halbuki O, sizi çeşitli merhaleler geçirerek yarattı.” (Nuh, 14).

Diyorlar ki;
Diğer ayetlerde de topraktan yaratıldığımız yer alıyor.

Peki o halde diğer ayetlere bir bakalım;

Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hülasadan yarattık. Sonra onu (Hz. Adem’in nesli olan) insanı sarp ve metin bir karargahta (rahimde) bir nutfe (zigot) yaptık. Sonra o nutfeyi alaka (yapışan şey) haline getirdik, derken o alakayı mudga (bir çiğnem et) yaptık, o bir çiğnem eti kemik(lere) çevirdik (ve) o kemiklere de et (kaslar) giydirdik. Sonra onu başka yaratılışla inşa ettik (can verdik, konuşma verdik)…” (Mü’minun, 12-14).

Allah sizi (Hz. Adem’i) bir topraktan, sonra bir meniden (Hz. Adem’in neslini) yarattı.” (Fatır, 11)

O’dur ki her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı.” (Secde, 7).

Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık...” (Hicr, 26).

Burada insanın çamurdan yaratıldığı belirtiliyor. İlk yaratılış olan çamurdan yaratılmanın sonrasındaki cümleler tekrar doğum ile ilgili.

Sormak istiyorum : Kedi çamurdan yaratıldı, fare çamurdan yaratıldı, bakteriler çamurdan yaratıldı, böcekler çamurdan yaratıldı, kuşlar çamurdan yaratıldı.. Çamurdan yaratılandan yaratılan yine çamurdan yaratılmış olan değil midir?

Misalen demirden bir robot yaptınız ve öyle ki bu robotu küçük yapay zeka ile birbirine uyum sağlayacak şekilde kodladınız. (İnsan için ne kadar imkansız bu bile!) Robot git gide gelişti ve sonunda size soru sorabilecek hale geldi. Beni neyden yaptın diye sordu : “Demirden” dediniz!

Sürekli neden “Bir müslüman evrim teorisine karşıt olamayacağı gibi yandaşta olmamalıdır” diyorum çünkü ortada kesin olarak kanıtlanmış bir şey yok. Ben bir müslümanın ilmi konuları yani hikmetleri ilmi mercekte teorik ve pratik araştırması gerektiğini ve bu şekilde zaten sonuçlara ulaşınca hak olanın ortaya çıkacağını belirtiyorum.

Sonuçta şu an ki evrim teorisi ile bağıntılı hayatın kökeni hakkında bir konsensüs bulunamamaktadır. Kendisini kopyalayan RNA molekülleri ve basit hücrelerle alakalıda sadece bazı teoriler mevcuttur. Fakat bu da araştırılmaması, merak edilmemesi gerektiği anlamına gelmez!

Neden bazı Müslümanlar Evrim Teorisine karşıt?

Hristiyanlarda ilk zamanlarında evrim teorisi ile ilgili görüşler öne sürmüştür. Nenizili Gregor ve Augustinus gibi ilk hristiyan din adamları Tanrının yarattıklarının gelişerek oluştuğunu belirtmiştir. Nuh gemisini örnek vererek tüm canlıların bu gemiye sığmayacağı için bir kısmının daha sonradan ortaya çıktıklarını belirtmişlerdir.

Garip çünkü bunlar ilk hristiyan din adamları ve şimdi ki hristiyanlık bu konuya hemen hemen topyekün karşı olduğu gibi bazı sözde hristiyan gruplar müslümanlarında karşıt olması için ellerinden geleni yapıyorlar.

Basitçe düşünün. Masonların şeytana taptıklarını ve Hristiyanlığı referans alıp Mesih Deccal’in gelişi için uğraştıklarını belirten Harun adında bir şahıs(iyi tanırsınız) daha sonra bu masonları tv programına davet edip kendileriyle çok hoş(!) sohbetler gerçekleştiriyor. Masonlar Harun’un özellikle(!) evrim teorisine karşıtlıkla alakalı yaptıkları çalışmalardan çok memnun olduklarını belirtiyor Harun’da daha önce Şeytana tapıyor olarak belirttiği bu kimselere çalışmalarının çok umut verici olduklarını ve başarıya ulaşmalarını ümit ettiğini belirtip duacısı oluyor!

Ne garip değil mi?

Hristiyanlarla değil(!) Hristiyan gözüken Masonlarla evrim teorisi karşıtlığında birleşmemiz için tüm çaba sarfediliyor. Oysa ki kendisini hristiyan gösteren bu grup Hristiyan olmadığı gibi pek çoğu şeytana tapınıyor!

Peki neden evrim teorisine karşıtlık konusunda müslümanlara baskı kuruluyor?

Öncelikle özellikle belirteyim ki aldatanlar olduğu gibi Türkiye’de yaptıkları yoğun çalışmalar sonucu aldananlarda çok fazla.

Görünen amaçlarını sıralarsak;
1. Evrim karşıtlığı sayesinde Hristiyanlar-Masonlar-Müslümanlar arasında bir dayanışma kurulmaya çalışılıyor ki bu sayede yakınlaşma sağlanabilsin.
2. Bilimsel düşüncenin dinden uzaklaştırılması amaçlanıyor. Bu sayede dinlerin akla yakın olmadığı iddia edilerek Deccal’in eline bir koz verilmiş olacağı düşünülüyor olabilir.
3. Bu konuda diğer fitneler gibi inananlar arasında fitne olarak çıksın isteniyor.

Türkiye’de özellikle evrim teorisi karşıtlığında öncü olan ve çalışmalar yürüten bu kişi mehdilik iddiasında bulunarak gerçek yüzünüde ortaya çıkarmış bulunmaktadır!

Yani insan Maymundan mı geldi?

Daha önceden yazdığım gibi böyle bir şey söylemiyoruz. Evrim Teorisine göre Maymunlarla ortak atalarımız aynı fakat dallarımız farklı. Yani eğer (en doğrusunu her şeyin ilmi kendisinde olan ALLAH(c.c.) bilir ki) evrim teorisi doğruysa maymunumsu atalardan geldik diyebileceğimiz gibi onların atası balıklardan da geldik diyebiliriz. Balıklarda su içerisinde ataları balçık içerisinde yaratılan tek hücrelilerden geldi denebilir. Böylelikle su’dan ve ya balçık’tan geldik denmeside doğru olur. Tabi evrim teorisi doğruysa…

Biz ALLAH’ın yarattıklarından kemale ermişler olarak insan olarak Kuran-ı Kerim’i daha derin düşünmeli ve anlamak konusunda çaba sarfetmeliyiz. Şu içinde bulunduğumuz zaman Melhame-i Kübra adlı cahiliye devri gibi bir devirin başlangıcı ya da ortası olabilir. O halde size bir cüppeli’nin söylediğini 10 defa 100 defa düşünmelisiniz! Çünkü “Cüppe ile derviş olunmaz” ve şu zaman kendisini Alim gibi gösteren insanlarla doludur.

Ben ise nacizane fikrimi açıkladım. Alim falan değilim. Mehdi hiç değilim. ALLAH’ın aciz ve düşünen bir kuluyum! Çünkü O bana kitabullah’ta defalarca “DÜŞÜNMEMİ” buyuruyor!

Öyle ki benim dediklerimide 10 defa değil 100 defa düşünün ki benim dahi hatalarım olabilir!

Müslümanların Evrim Teorisi konusunda tutumu ne olmalı?

Benim görüşüm buna İslam’da bir karşıtlığın olmadığını belirtmek ve ilmi mercekte teorik ve pratik olarak araştırmak bu sırada ateistlerin görüşlerine karşı düşüncelerinizi değerlendirmek fakat imanınıza sahip çıkmaktır. Her insan ideolojik düşüncelerini yaptığı işe katmaktan zevk alır. Bu nedenle bir bilim kolunu dahi araştırırken bu ideolojik telkinlere itibar etmeyin.

Bana bir arkadaşım Kuran-ı Kerim’e inandığını fakat Evrim’e de inandığını ve “nasıl olacağını, kafasının karışık olduğunu” söyledi. Sevdiğim bir arkadaşımdı. Dedim ki : “Evrim inanılacak bir şey değildir ama olabilir. Kuran-ı Kerim’de evrim teorisine muhalif olmadığı gibi destekleyici ayetler bulunmaktadır” diyerek bazı ayetlerden bahsettim. Ben onda ki derin iman’ı gözlerinde ışıldarken gördüm.

Hiç bir zaman kırıcı olmayın. Cehalet sizde de vardır muhakkak. Kırılmak, üzülmekte istemezsiniz. Tartışmalarınızda mantık önermeleri yapın sadece. Karşınızda ki idrak edebilecek ilmi değerlere sahipse ne ala ama değilse henüz vakti gelmemiştir.

Bu arada “Her insan inanabilir ama her insan iman edemez..” ALLAH inananlara iman’ı tattırsın daima..

Bazı Müslümanlar Rum Suresinde Yaratılış Sabittir diyor. Doğru mu?

Ayette evrim teorisinin reddinin, insanın yaratılışının sabit olduğu şeklinde bir yanlış yorum yapılıyor. Bu yorum her nasılsa H.Yahya ile ortaya çıkmıştır. Bilakis pek çok müslüman burda ki yaratılmanın haniflik üzerine yaratılmak olduğunu bilir.

Terim olarak fıtrat: “Allah Teâlâ’nın mahlûkatını kendisini bilip tanıyacak ve idrak edecek bir hal, bir kabiliyet üzere yaratmasıdır.” (İbn Manzur, Lisânü’l-Arab, Beyrut, (t.y.), V, 55).

Ne yazık ki bazı müslümanlar ve ya müslüman görünenler ateistlerden daha tehlikeli olabiliyor dinimize. Ayetin en orta yerinde “lâ tebdîle li halkıllâh” kısmını alıp hemen öncesinde ki “Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ, fıtratallâhilletî fataran nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh” kısmını görememek nasıl bir gaflettir ya rab..

Fe(öyleyse) ekim(ikame et) vecheke(vechini) lid dîni(din için) hanîfâ(hanif olarak), fıtratallâhilletî(Allahın fıtratı) fataran(yarattı) nâse(insanları) aleyhâ(onun üzerine, lâ tebdîle(değişiklik olmaz)) li halkıllâh(allahın yaratmasında), zâliked(işte bu) dînul(din) kayyimu(kayyum olan, ezelden ebede devam edecek olan) ve lâkinne(ve lâkin) ekseren(daha çok) nâsi(insanlar) lâ ya’lemûn(bilmezler).

Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah’ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.”

lâ tebdîle li halkıllâh” yani allahın yaratmasında değişiklik olmaz!
lâ tebdîle li halkıllâh” yani allahın yaratmasında değişiklik olmaz!
lâ tebdîle li halkıllâh” yani allahın yaratmasında değişiklik olmaz!

Burada insanın yaratılışında değişiklik olmaz denmiyor.

Allahın yaratmasında değişiklik olmaz! Allahtan bir şey eksilmez. Bir şey katılmaz. Zorlanmaz. Ol der ve olur!

Üstelik ayette apaçık haniflik yani Allahı tek bilmek üzerine yaratıldığımız belirtiliyor.

Son yıllarda bilim adamlarının yaptığı araştırmalar üzerine her insanın Tanrı inancının beynine/dnalarına kaçınılmaz olarak kodlanmış olduğu açıklanmıştı. Bunu (haşa)Zülcelali vel İkram’ın insanı özel olarak zamana tıkılmış bir halde yaratması gibi algılamak ne kadar doğrudur? ALLAH bunlardan münezzehtir. Zamandan ve mekandan münezzeh olan Allah bir şeye “OL der ve o kendi içerisinde gelişip, olgunlaşır“..

Evrim Teorisi yandaşları bunların tesadüf olduğunu söylerse ne yapacağız?

Öncelikle evrim teorisini araştıran bilim adamlarının hepsi materyalist ve ya ateist değil. Bu araştırmaları sürdürürken derin bir iman duygusu kazandığını belirtenlerde var. Bu kadar mükemmel dizilimlerin böyle tesadüflerle oluşamayacağını söyleyen ve ta en başta bir şeylerin kodlanmış olduğuna inananlar yani ALLAH’a inananlarda var.

Zaten “tesadüf”e inananların sadece evrim teorisinde değil pek çok konuda bilimsel alandan dışarı çıkmayı dahi göze alarak ALLAH’ı red ettikleri bir gerçek. O halde mesele ALLAH’ın TOPRAĞI nasıl büyük bir ilimle İNSAN haline getirdiğini görüp tefekkür etmektir. Yoksa evrim olmuş olmamış ne önemi?

Kuran açısından evrim teorisi” adlı Kaan Göktaş‘ın bir kitabını buldum araştırırken. Okumak nasip olmadı ama en kısa zamanda okuyacağım inşaAllah. Kendiside kitabında sadece Kuran-ı Kerim içerisinde Evrim’e ilişkin olabilecek ayetlerden bahsetmiş.

Şimdi evrimin, devrimin olması ya da olmaması değiştirir mi gerçeği : “LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMEDUN RESULULLAH”!

Aslan Akali

7 Yorum buna : “Kuranda ve İslamda Evrim Teorisi”

  • Muhterem kardeşim,
    Yukarıdaki yorum ufkumu açtı. Allah sizden razı olsun. Bu konudaki bir tartışma sebebiyle araştırmaya koyulmuştum. Bir kardeşimiz bana bu adresi göndermiş. Bana çok enteresan geldi.
    Sizi kutlarım.
    Selamlar.

    Not: Web sayfam henüz bitmedi ama yine de yazdım.

    • Rica ederim. İnşaAllah tüm müslüman kardeşlerimiz islamiyet üzerinde oynanan oyunların farkına varırlar. Bir hatam, yanlışım varsa ALLAH’ın affına sığınır sizlerden de özür dilerim. Faydalı olduysam da bu ilim tüm ilimlerin Âlim’i ALLAH’tandır ben ise vazifem olarak bu ilmi aktarmaya vesile oldum.

      Selamlar,sevgiler..


  • Evrim’den ne anladığınıza bağlı. Öyle bir düzenden bahsediyoruz ki, bu düzende varlık akışını sağlayabilmesi için varlığın eksiksiz olması gerekiyor. Yani B varlığı A varlığı olmadan olmayacak şekilde planlanmışsa, A varlığı var olmadıkça B’nin varlık akışı mümkün olamayacaktır. Şimdi vücut yapı taşlarımız birçok bileşeni, atomu ve bilmediğimiz sayamadığımız maddelerden oluşuyor. Taşta olan maddeler, hayvanda da var diye hayvan taştan mı gelmiştir diyeceğiz… Ancak az önce dediğim gibi taşın varlığı söz konusu değilken hayvanın varlığı söz konusu olamayacak şekilde planlanmış bir düzen içindeyse buradan hayvan taştan gelmiştir manası da çıkmayacaktır.

    Varlığı yaratan, varlığı bir düzen ile yaratmıştır. Şöyle düşünelim, insanın fizik bedeni maymundan, maymunun fizik bedeni sudan gelecek şekilde bir düzen yaratılmışsa bu düşünülen teoriler hakikatine kavuşur. Ancak düzen böyle kurulmamışsa, var edilişin nasıl olduğuna başka yönden bakmak gerekir.

    Biz varlığın akışını kabullenmiş ve alışmış durumdayız. Bu nedenle varlığın arkasındaki nedeni çoğu zaman ihmal ederiz. Görünen yüzüyle ilgilendiğimiz içindir. Nasıl ki bir filmi izlerken filme dalıyor gidiyoruz. Ancak bu filmde kameramanları, yönetmeni, aklımızdan bile geçirmeyi unutuyoruz.

    Bu dediklerime en güzel örnek, bir zamanlar filmlerdeki kötü adamların filmin ilk gösterime girdiği zamanlarda pek ortalığa çıkmamalarıydı. (Malum halk vay sen misin, kızın orasını burasını elleyen diye dövmeye girişen bir tipler topluluğuydu.) Bu işin sebebi de, oluşan şeylerin iç yüzünü bilmemekten kaynaklanıyordu. Ancak film kültürünü kavrayan bir halk olduğu için dışarıda dayak diyen oyuncu göremezsiniz.

    Bilmem anlatabildim mi? Varlık bir bütündür. Sırası gelen ortaya çıkar. Ancak maymun karnından insan doğmasına ben inanmıyorum. Bu iş başka bir şekildedir kanaatini besliyorum.

    (masonlar, evrimi inkar ederek sağ gösterip sol vurma yeteneklerini deniyor olabilirler.)

    • TV yaklaşımınız güzel fakat bahsedilen şeyin Maymun’dan İnsan doğması olarak düşünülmemesi gerek. Masonlar konusunda ise belirttiğiniz gibi her dereceleri farklı yönlendirilip her ülkede farklı söylevlerde bulunuyorlar. Hristiyan topraklarında evrim’i desteklerken İslam topraklarında evrim’e karşı çıkabiliyorlar. Bu sayede evrim’e karşı çıkarak Hristiyanlığın teolojik yapısının çökmesini, evrim’e destek olarak ise İslamiyetin bu konuya karşıt gibi görünmesi için çalışmalar yapıyorlar. Aslında olay daha derin ve belirttiğim gibi Masonlarda düşük dereceler yüksek derecelerin ne yaptığını ne düşündüğünü dahi algılayamayabiliyor.. Ben ülkemizde Evrim Teorisi üzerinden oynanan Mason oyunlarına dikkat çekmek istedim.. Yukarıda belirtilen ayetlerde ki kelimelerin Arap topluluklarında nasıl kullanıldığını ve neyi ifade ettiklerini öğrenebilirsiniz. Aynı şekilde nasıl konunun kelime üzerinden çarpıtıldığınıda. Zaten Kuran-ı Kerim’in Türkçe’ye çevrilmesi kelime ile Ateistlerin çarpıtma yapmalarını kolaylaştırdı. Oysa ki herhangi önyargısız bir Arap’ı alıp karşınıza sadece “merhale” geçen ayeti nasıl algıladığını sorarsanız size gerçeği anlatacaktır.

      Ayrıca belirttiğim gibi mesele evrim teorisi’nin gerçek olup olmadığından ziyade islamın buna muhalif olmadığı hatta yaratılış’ın zaten HERŞEYİN ALLAH’IN ELİ olduğunu bilerek kademe kademe gerçekleşmiş olabileceğini belirtmektir..

  • önce sitenin tasarımını beğendiğimi söyleyeyim.yazının altındaki fon rengi
    doğru seçmişsin.okurken göz yorulmuyor.Bu konuyla ilgili Kur’an-ı Kerimde araştırmalarım olmadı.Din adamlarınında yeterli derecede ilgilendiğini düşünmü-
    yorum.İlk insan aynı zamanda ilk peygamber olduğu için tüm canlıların isimleri ,
    bitkilerin nasıl ekilip biçileceği ateşin nasıl yakılacağı vs bilgiler Cenab-ı Hak tarafından bizzat Adem peygambere öğretildiğine göre ister fiziği ister zekasının maymun düzeyinde olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.ama insanların tekamül süreçlerinin dünya yaratıldığından bu yana ilerleme kaydettiğini (tabiki vahiyle birlikte )hepimiz biliyoruz.
    çalışmalarının devamını bekliyorum.

    • Konuyla alakalı daha derin araştırmalar yapacağım inşaAllah. Bende yeterince ilgilenilmediğini düşünüyorum ki zaten şu zamanda din adamı diye geçinenlerin bazısı islamın özünü dahi kavramış değil ki. Ben kendime faydayı geçtim zaten beceremedimde en azından hakikatin taraftarı olan müminlere faydalı olayım isterim. Teşekkür ederim ablacığım..

  • İbn Miskeveh ve İbrahim Ethem Hz. lerinin milletlerinde birbirinin tekamülü şeklinde yaratıldıklarına dair tezleri var. Yani ilk insan en az tekamül etmiş millet olarak zenci veya Türklerin içindedir. Devamında insanlık, duygu, düşünce zenginliği, beyni en gelişmişlik sıralamasıyla milletlerin dolayısıyla insanlığın yaratıldığı konusunda bir düşünce var mı? Bu konuda aydınlatırsanız memnun olurum. Allah razı olsun…

Sen ne düşünüyorsun?